murat 的个人资料MyGë¢ë Kµ§µ照片日志列表更多 工具 帮助

日志


yaqmur ve ßen aqLarız ..

Yağmur yağdı yine içimi sevinç kapladı. Yağmur yağınca dünya benimmiş gibi bir his kaplar içimi. Yağmur içinde büyüyen hüzünlerini anlatamayan birinin boşanan gözyaşları gibi gelir bana. Ağlar, ağlar sonra bir enfes toprak kokusu kaplar her yeri. Rahatlamıştır, bir oh çeker. Çok keyiflendiyse eğer üzerine bir de gökkuşağı çeker, bir dal sigara gibi. Kışın yağar yağmur, soğukta yağar yağmur, kapkaranlık gri bulutlar olduğunda yağar. Kimse zaten şaşırmaz bellidir yorgun olduğu, bellidir hüzünlü olduğu ancak bir de bahar da yağar yağmur. Herkes şaşırır neden yağdı diye. Çünkü mutludur, üzülecek ne vardır ama o ağlamıştır işte. Sıcaktır gözyaşları, çünkü kanla karışıktır o damlalar. Ama bunu bilmez, anlamaz diğerleri. Dışarıdan bakıldığın da mutludur o zaten, ağlayacak bir şey yoktur ama onun içindedir gri bulutlar, bazen bir dağın ardından görünse de genelde saklamayı başarır diğer insanlardan o hüzün bulutlarını.

Yağmur yağınca dünya benim olur ya, bunun nedeni belki de ağlayan birinin daha olması olabilir. Kendine bir hüzün kardeşi daha bulursun. Herkes kaçarken onun gözyaşlarından sen koşa koşa gidersin o rahmete. Değdikçe tenine, değdikçe saçına daha bir kabarır için. Ağla dostum sen ağla ben yanındayım dersin. Onun da hoşuna gider bu. Ağladıkça ağlayası gelir. Sonra coşar, yüreği kabarır, herkese duyurmak ister halini. Camlara tempolu bir şekilde vurmaya başlar. Ama kimsenin umrunda değildir. Sonra yine kabuğuna çekilir. Anlaşılamamanın o garip hissiyle tekrar susar ve keser ağlamayı.

Yağmur ben anlıyorum seni, dertlisin, ağlıyorsun. Diğerleri seni anlamıyor sanıyorlar ki ısınan hava yükselir, sonra tozların üzerine konar, bulut olur, soğuk hava kütlesine çarparsa yağmur olur, daha soğuk olursa kar olur, birden olursa dolu, tipi olur. Olur mu hiç öyle şey? Ben inanır mıyım bu saçmalıklara. Sen üzgünsün ağlıyorsun. Sen boş ver onları onlar anlamaz seni. Ağla sen gönlünce. Ben sen ağlayınca çok mutlu oluyorum. İçine atıp durma, gürle, şimşek çak, bağır çağır etrafa. Seni anlamayanlara inat, yağ onların üstüne. Kin tutma sakın zaten sen kin tutamazsın, yufka yüreklisin ama unutamazsın da benim gibi.

Yağmur bak çok özletme gözyaşlarını. Arada bir oturalım, dertleşelim, ulaşamadıklarımızı konuşalım. Sen yağ ben iki elim kanda da olsa çıkarım dışarı. Dolaşırım boş sokakları. Kaldırıp kafamı bakamam gökyüzüne, gözlerinin içine bakamam çünkü o zamanlar da çok derin bakıyorsun benim de canımı yakıyorsun. Ama inan bak hiç bir damlanı yere düşürmek istemiyorum. Keşke herkes böyle düşünse de yere damlan düşmese ama o zaman da yeryüzü üzülür. Ama en azından o anlasa da bari bir kere benim için tutsa. Başka bir şey istemiyorum ondan...



Sen hep gül be gülüm senin yerine yağmur ve ben ağlarız…

tamaM susuyorum ..

DiLimLe hiçbir keLimeyi eskitmeyecegim artik
DefaLarca söyLenmis ask itirafLarina
bir yenisinide ben ekLemeyecegim.
Susturuyorum sözLerimi
ve susturuyorum gözLerimi.
Artik gizLi hikayeLer anLatmayacak bakisLarim sana
Agit yakmayacak gidisine.
SayikLamayacagim ismini ve
duaLarim sadece yürekten haykiracak yar diye.

Tamam  susuyorum..
 
HarfLerden oLusmus siperLerin ardina sakLanmayacagim.
Hiç bir aciya ses bombaLari patLatmayacagim.
ParantezLerin kör zindanina adini yazmayacagim
Soru isaretLerine takiLip,
ÜnLemLerin kazdigi kuyuLara düsmeyecegim.
Son cümLeLerimi yarim birakip
seni üç noktaLarin üzerinde bekLetmeyecegim.
BiLmedigim tüm soruLara cevap diye seni sunmayacagim.

Tamam susuyorum..
 
Ne yagmurLar, ne çesmeLer yetmiyor susuzLuguma
Susuyorum..
ve seni sevdigimi KIMSELERE SÖYLEMIYORUM BILMESINLER
Ben seni içimde sakLarim..

Ben Bir Eylül Sen Bir Haziran

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgâr
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun..
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım onuncu aylara
Ben bir eylül,
Sen haziran...
kimseyeanlatmadim1pu8

Adım Adım Aşk...

Bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
soru işareti çengeline
düştü suya
bir rüzgar öpüşü
bir dalga teninde

kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana

kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde

sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim şafakla yavaş yavaş
... 1inanmiyorumqy9kh1

Söyle, sen...

Sen, yalnızlığa inat bütün bir geceyi, sevgilinin düşüyle geçirebilir misin?
Gelmeyeceğini bile bile, sanki her an kapıdan girecekmiş gibi gözünü
kırpmadan sabaha kadar bekleyebilir misin? Bugüne kadar ne yaşadıysan
yaşadın. Bunların hepsinden sıyrılıp, özünü asla yitirmeden yeni bir
kimlikle başka dünyalar kurup yeni hayatını mutlu kılmak için uğraşabilir
misin? Yağmurun altında aklında sevgilin, dudağında onu anlatan bir şarkıyla
mırıldanarak saatlerce yürüyebilir misin? Oysa herkes kaçmaktadır yağmurdan.
Seni ıslatanın aslında yağmur değil aşk olduğunu anlayabilir misin? Yüreğini
cesurca açıp, bazen ağlamayı, bazen ümitsizce beklemeyi, bazen öfkelenmeyi ve herkesin huzurlu olarak nitelediği sakin, beklentisiz, sürprizlere kapalı hayatını terk etmeyi göze alabilir misin? Nefes almanı zorlaştıran,
yüreğinin yerinden fırlayacak gibi çarpmasına neden olan, hoş ama zaman
zaman da sıkıntı verici o heyecanı, saklamaya ya da azaltmaya çalışmadan her zaman taşıyabilir misin?
Özlemin, küçücük bir kordan, kentleri yakacak kocaman bir yangına dönüşmesine izin verebilir misin? Elde ettiğin her şey senin olsun. Sen yarın için hayal kurabilir misin? Arzuladığın sevgiliye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edebilir misin? Bunu yaparken bazılarının sana "aptal" deme riskini göze alabilir misin? Hiçbir şey düşünmeden, sadece o anı yaşayıp yüreğini, beynini, bedenini coşkunun ve hazzın kucağına teslim edebilir misin?
Nerede olduğunu, kim olduğunu, kimlerle olduğunu unutup, sıyrılıp kaygılardan dans edebilir misin saatlerce? Hem kendini hem sevgilini hatalarıyla, değiştirmeden kabul edebilir misin? Her güne yeni bir isim verip başka başka anlamlar katabilir misin? Hiç kimsenin görmediği güzellikleri fark edebilir misin? Ruhuna ihanet etmeden, sadece yüreğinin sesini dinleyerek ve yüreğin sana "o" dedikçe onun izinden gidebilir misin? 


collage1 gerçekten bana aşık olabilir misin ..?

Olurda bir gün....

Olurda bir gün biterse bana olan askın, olurda gitmek istersen..
Ve ben ısrarla "Neden" diye sorarsam sakın bana
"Seni sevmiyorum artık" deme.
Dürüst olma istemiyorum bahaneler bul yalanlar uydur.

Beni suçla mesela deki "Her seyin sorumlusu sensin…"
Yemin ederim itiraz etmem sana.
Her seyi çekerim sineye her seyi kabullenirin.

Sadece beni sevmedigini duymaya dayanamam ben.
Bunu söyleyecegine öldür daha iyi emin ol canım daha fazla yanmaz…


Gitmek istersen sakın "Bir baskası var" deme bana.

Varsa öyle biri sakla kendine ben bilmek istemiyorum.
Bir baska elin sana dokundugunu bir baska kolun seni sardıgını...
Bir baska dudagın seni öptügünü düsünmek delirtiyor beni.

Bir baskası var dedigin an korkarım tepkimden....
Korkarım yapacaklarımdan.
Bu yüzden mesela deki iliskimiz yoruldu dinlendirelim…
Bu en basit bu en kanılmayacak bahaneye bile kanmaya hazırım ben.

Gitmeyi kafana koyduysan eger
Ve... Artık hiçbir sekilde heyecanlandıramıyorsam seni haber vermeden git...
Bir sey söylemek zorunda degilim.
Bırak merak edeyim bırak yollara düsüp seni arayayım.
Bulamayınca kadehlere sarılayım aglayayım.
Ama yeterki duymayayım,
Artık beni gördügünde ellerinin terlemedigini, dizlerinin titremedigini.

Gerçek her zaman en iyisi degildir....
Ve ben her gerçegi kaldıracak kadar güçlü degilim.
Bakma öyle göründügüme konu sen olunca en zayıf en aciz halime bürünüyorum.
Seni kaybetmekten deli gibi korkuyorum.

Bıktıysan benden ve topladıysan esyalarını ben görmeden git.
Gizlice ve sessizce… Gidisin bir yıkım yaratmasın bende.
Tanık olmayayım, geldigimde göreyim gitmis oldugunu.

Gözümün içine baka baka " Hosça kal "demeni istemiyorum.
Yüz yüze bir veda bana göre degil. Kaç istersen bir hırsız gibi.
Uzun bir tatilde bir daha geri dönme.
Bir not bile bırakma senden sonra onu okumak bile agır gelir bana.
Gitmek istiyorsan eger sakın agırdan alma hemen git.

Beni oyalayıp biraz daha alıstırma kendine.
Kesin olsun gidisin dönüslerden arınmıs olsun.
Bana senden geriye hiçbirsey kalmasın.
Hiç yasanmamıssın hiç benim olmamıssın gibi…
Anılarla basederim ben merak etme...

2447uv1nl0em5nw7ex3Ama; Sen gideceksen hazırla bahanelerini, beni gerçeklerle yüzlestirme !...

Büyüme Bebek ...

Büyüme bebek
Hayat seni de harcar
Büyürsen senide dert tiryakisi yapar
Katar önüne diyardan diyara atar
Büyüme bebek
Gözyaşların sel gibi akar....
Sakın büyüme bebek
Bu halinle daha güzelsin!..
.
bebek%20kucuk


 

Yürek Ağlar...

Belki de sonsuzluk düştü yüreğime
Belki de yalnızlığın acısı

Bilmiyorum içimde nefretin izi var
İnanmak istemiyorum kendime bedenime
Ve de beni bu hale koyan yüreğime
İçimde bi ses bana çık uç diyor
Kaybol bu sevgisiz dünyadan
Gene de düşünüyorum beni bu dünyada
Tutabilecek bi şey olmalı
Gözyaşı kadar gerçek, yağmur kadar
Güzel olmalı
Şöyle küçük olmalı yüreğimin içine
Sığacak kadar
İçimde nefretle sevginin savaştığı bi
Arena var
Sorun içimde var olan bi şey hiç duyulmamış
Bi şey bakıp da göremediğim ama hissettiğim bi şey 

Gece olur yine gözlerim ıslanır
Ve yine yüreğime iner beni yıkan o damla
Gözyaşı bir damla kan gibi işler içime
Ve bir kere daha ölürüm
banaakborlusun2lx1oa6
 

Kabul et beni ey sevdalı..

Kabul et beni ey sevdalı yağmur,
Yüreğimin kanayan yarası
Hala sızını hissediyorum içimde
Benim ateşim
Benim dumanım
Sevdalı yüreği hüznümün
Kabul et beni bir gece koynunda uyuyayım zalim yar
Sonra kapat kapılarını,
Vur gidişlerin hançerini sırtıma
Bir başıma kalsam da gece şarkılarıyla
Cam kesiklerine benzese de acılarım
Ey sevdalı yağmur
Her şeye inat içimde yaşatırım seni
Benimsin işte !
Her nerde olursan ol
Benimsin ey sevdalı yağmur…

Saçlarını ıslatan bir yağmurla konuştu hüzün. Bulutlar tam gözlerinin hizasındaydı sevdanın. Her birinde dünya saklı damlacıklarda yıkanırken ruhlar, yüreklerdi dillenen. Hüzün “aç”tı sevdaya, hiç doymamacasına ıslandı, ıslandı, ıslandı… Kol kola girdiler şüphe etmediler birbirlerinden hiç. Her mevsim çiçekler açardı hüznün eteklerinde, her gece yıldızlardan taç yapar saçlarına iliştirirdi sevdalı yağmur. Yüzü temiz kalbi temiz, ne masum ne güzel düşlerdi yarınlar. “ Seni terk eden delidir” derdi sevdalı yağmur hüznün güzel gözlerine bakarken.

Birden karardı dünya, neden… Bir çığlık yükseldi hüznün yüreğinden, sesi deniz aşırı ülkelerde yankılandı. Tek odalı yüreğindeki göçün hikayesi başladı hüznün. Yangın yeriydi yüreği, aşkından uzağa saldı kalbini. Tüm gurbet kuşlarını uçurdu sevda ülkelerine. Sancılı ve kederli günler yazılmıştı alnına. Neden ?

Kendini müziğe bırakan her gecenin ardı güneş değildi artık. Varlıkla yokluk arasında gecenin sessizliği çöktü sevda bulutlarının üzerine. Saman yolundan geçti ay ışığı bembeyaz geceliği ile. Yakamozlandı denizler, mehtap serildi sevdanın ayaklarına; kişiliksiz dişiliğinin dekoltesi ile. Heyecanla coştu, delice mehtabın güzelliğine sarıldı sevda. Hüzün boynu bükük izledi kuraklığı. Boşlukta sızladı parmakları, üşüdü. Duyguların allığı silinirken yanaklarından, diri diri çamura gömüldü güzel ve masum düşleri. Her gece aklını unutturan titreyişleri ile mehtaba aktı sevdalı yağmur. Her gece bin kere öldü hüzün, yine de atamadı kalbinin derinlerinden sevdasını.

Mehtap aşağılayıcı gözlerle süzdü sevda yağmurunda sırılsıklam olan hüznü. Sevda hovarda yüreği ile sundu damlalarını mehtaba. Her damla düştüğü yeri bileyledi. Öyle sarıldılar ki yakamozda birbirlerine. Düne ait hiçbir şeyi hatırlamadı sevdalı yağmur. Özlemle beslenen siyah bir gonca açıldı gecelere ilk güneşte solmak üzere. Hüzün besledi köklerini, hayat törpüledi dikenini, kim yaklaşsa kanadı yüreği. Sevdayı her anışında bir kaya düştü sırtına o vakit, hüzün günden güne ezildi.

Minik bir kız çocuğunun masumluğuna patik ördü kelebekler. Hüzün; duydu, sevdalı yağmurun kızı güneş doğacakmış yakında. Akıl almaz bir gece dansından arta kalan bir yavru, düşlerini yıktı hüznün. Aşk için hazırdı oysa… Gözyaşı tomurcukları her dem taze kaldı kirpiklerinde.

Kahrolası bir çöl fırtınasına karıştı siyah gül. Sevdanın göğsüne çarptı. “Babacığım göğsün toz olmuş” dedi güneş. Hüzün nefessiz kaldı, yüreği kanadı. Susuz kalan saçlarını kesti elleri, ağlamaktan çürüyen yanakları hala güzeldi. Kaybolmuş gecelerde herkese yetecek kadar yalnızlığı vardı. Oysa sadece bir gece sevdalı yağmurun koynunda uyumaktan başka bir düşü yoktu hüznün.

O günden beridir; bir kardelen hülyası ile açtı hüzün her sevdanın yüreğinde. Gül yüzlü sevinçleri özlerken iri gözleri, kıpır kıpır umutları terk etti yüreğini. Hercai kokulu sevdalı yağmurla göz göze gelmedi hiç. Şair sevdalı yürekler hep hüznü yazdı kavuşmaların kucağında. Hiç vuslat olmadı kaderinde ama vermedi son nefesini. Gencecik umutlar yıllandığında o gün gelecekti. O gün geldiğinde, herkes sevdalı yağmurun koynundaki hüzünden bahsedecekti.

Yakılacak Mektup...!

Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum..
Adresini çoktan unuttum..
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup sulara bırakıyorum..

Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..

Ne yaptıysam seni mutlu edemedim.
Oysa bir kemanım vardı.
Birde sen..
Acımadın ezdin beni,
üzdün..
Hiç anlamadın!!
Yavrusuna yanan bir baba gibi içime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittim
Derin derin iç çekişim bu yüzden

İnadına suskundum oysa..
İnadına vurgun..
Geç uslandım..
Sen göremedin ama..
Altı mosmor gözlerimle ıslandım..

En çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız alıp götürürdü seni
Deniz kıyısında kumsallardaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim,
Ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim her yağmur akşamında..
Daha bir mutluyduk o günler..
Herşeye rağmen özgürdük..
Kitap alacak paramız olmasada
Ucuz tütün içsekte o zamanlarda..
Pahalıydı düşlerimiz..
Ne kadar çok isterdim şimdi bu şarkımı duymanı
Kanayan dikenli bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemani
Ki her notası hayatla yüzleşmenin ve ödeşmenin katranı
Hatırlarmısın parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıpta konsere gitmeyi hayal etmiştik..
İmzasını almıştık hayalimizde sevdiğimiz sanatçının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve bir kaşarlı tostu bölüşmüştük

Hey gidi günler hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komayamı girmedik her fener maçında
Şimdi hüzün akşamının yorgun penceresin de
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın..
Mevsimlerden hüzün bana hergün
Aylardan pişmanlık ve karanlık..

Sen ki bu mektubu saklayacaksın..
Öpüp öpüp koklayacaksın belki..
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile bekleyeceksin..

Ah benim eski türküm..
Ah benim hazin öyküm..
Yanlışım..
Yanılışım..

Seni hiç üzer miyim..
Ben bu mektubu defalarca yazmış,
Defalarca yakmışım..!

Adı Özlem Sevdamın..

Gömüyorum yüreğimi teker izlerine.
Bu bir hasrettir,
İki dudağımın arasında.
Yol türküsüdür,
Uzun...
Upuzun...
Nedir diye sorulmasın,
Bilinsin
Adı hüzündür sevdanın
Adı özlemdir...hüzün